Ülkemiz, aktif fay hatları üzerinde yer alan bir coğrafyada bulunuyor. Bu gerçekle yaşarken, "Depreme dayanıklı bina nasıl olmalı?" sorusu hayati bir önem taşıyor. Resa İnşaat olarak, inşa ettiğimiz her yapıda sadece yönetmeliklere uymakla kalmıyor, mühendislik etiğini ve insan hayatını her şeyin üzerinde tutuyoruz.
Sağlam bir bina, sağlam bir zemine inşa edilir. İnşaat sürecinin en kritik aşaması, henüz tek bir çivi bile çakılmadan yapılan "Zemin Etüdü"dür. Zeminin taşıma kapasitesi, yeraltı su seviyesi ve sıvılaşma riski laboratuvar ortamında analiz edilmelidir. Resa İnşaat projelerinde, zemin sınıfına uygun temel sistemi (radye temel vb.) seçilmeden projeye başlanmaz.
Deprem yönetmeliğine göre minimum C25 beton kullanılması gerekse de, biz projelerimizde dayanımı çok daha yüksek olan C30 ve C35 sınıfı hazır betonları tercih ediyoruz.
Betonun demire tam tutunmasını sağlayan nervürlü (tırtıklı) inşaat demirleri kullanıyoruz. Demir işçiliğinde "etribe sıkılaştırması" gibi detaylar, kolonların esnekliği için hayati önem taşır.
Deprem anında binanın ayakta kalmasını sağlayan ana iskelet, kolon ve kiriş sistemidir. "Güçlü Kolon, Zayıf Kiriş" prensibiyle, deprem enerjisinin binayı yıkmadan sönümlenmesi hedeflenir. Projelendirme aşamasında statik hesaplamaların hatasız yapılması ve şantiyede bu plana birebir uyulması gerekir.
İyi malzeme kullanmak kadar, bu malzemenin doğru uygulanması da önemlidir. Beton dökümünden demir bağlanmasına kadar her aşama, bağımsız yapı denetim firmaları ve kendi mühendislerimiz tarafından çift aşamalı kontrolden geçirilir.
"Deprem öldürmez, bina öldürür. Güvenli yapılarda yaşamak bir lüks değil, temel bir haktır. Resa İnşaat olarak, ailenizi ve sevdiklerinizi güvende tutacak yuvalar inşa etmekten gurur duyuyoruz."